Beşiktaş’ın yıldız ismi Valentin Rosier’den Valerien Ismael sözleri! Ismael’in doğal karizması va…


“Hocanın anlattığı şeye, hocanın oynatmak istediği şeye ne kadar inandığını biliyoruz ve buna ikna olmuş durumdayız. Biz de hocaya bu anlamda inanıyoruz”


Baskıyı artık daha organize bir şekilde daha derli toplu, doğru şekilde yapabiliyoruz. Pozisyon alma konusunda da bence epey mesafe kat ettik”


Geçen sezon bireysel olarak iyi bir sezon oynamadığımı, takım halinde de iyi bir sezon çıkarmadığımızı biliyorum”


Beşiktaşlı futbolcu Valentin Rosier, teknik direktör Valerien Ismael‘in güçlü bir iletişimi olduğunu ve oyuncular olarak Fransız teknik adamın kendilerinden neler istediğini tam olarak anladıklarını söyledi.


AA muhabirine açıklamalarda bulunan Rosier, Ismael’in, oynatmak istediği sisteme çok inandığını ve kendilerinin de buna ikna olduğunu söyledi.


Bu sezon tam anlamıyla yeni bir başlangıç yaptıklarını söyleyen siyah-beyazlı oyuncu, “Hocanın ne anlatmak istediğini, ne oynatmak istediğini çok net anlayabiliyoruz. Hoca isteklerini antrenmanda sürekli olarak tekrar ettirerek zaten bizim kafamızda bazı şeylerin yerleşmesini sağlıyor.” dedi.


Taraftarların geçen sezon Ismael’in görev yaptığı dönemi baz almaması gerektiğine dikkati çeken Rosier, “Çünkü geçen sezon çok yoğun bir maç takviminden ve çok zor dönemlerden çıktıktan sonra hocayla yeni bir yola çıktık. Hoca orada elinden geldiğince bazı şeyleri değiştirmeye çalıştı ama esas başlangıcı bu sezon Avusturya kampıyla birlikte yaptık. Kamptaki her antrenmanda hoca bizden isteklerini, bizden neler beklediğini anlattı. Dolayısıyla oyun mantalitesi anlamında sıfırdan bir başlangıç yapmış olacağız. Taraftarlarımız hiç endişelenmesinler, kafalarında endişeler, tereddütler bulunmasın. Çünkü hocanın anlattığı şeye, hocanın oynatmak istediği şeye ne kadar inandığını biliyoruz ve buna ikna olmuş durumdayız. Biz de hocaya bu anlamda inanıyoruz. Bu iletişim kurulduktan sonra zaten iş artık sahadaki uygulamaya kalıyor. Biz hocanın anlatmak istediklerini, o hocanın uygulatmak istediklerini tam anlamıyla sahaya koyacağız.” ifadelerini kullandı.


“ISMAEL’IN DOĞAL BİR KARİZMASI DA VAR”


Valerien Ismael‘in iletişime çok açık bir teknik adam olduğunu vurgulayan Rosier, “Hocanın en büyük avantajı birkaç tane dili konuşuyor olması. Çok rahat bir şekilde oyuncularla iletişim kuruyor. Deneyimli oyuncularla da genç oyuncularla da çok rahat iletişim sağlıyor. Kendini çok basit, çok rahat ifade ediyor. Bizden ne beklediğini, bizlerden ne istediğini çok rahat bir şekilde anlayabiliyoruz. Ismael’in doğal bir karizması da var. Bence o da iletişimde etkili bir unsur. İletişime hep açık olduğunu bize hissettiriyor. Ne zaman ihtiyacımız olsa, ne zaman kafamıza takılan bir şey olsa onun ofisine gidebileceğimizi biliyoruz. Bu bence bir teknik direktör için çok büyük bir avantaj.” şeklinde konuştu.




“GELİŞTİRDİĞİMİZ BİRKAÇ NOKTA VAR”


Siyah-beyazlı takımın Avusturya kampında yeni sisteme adaptasyon konusunda mesafe kat ettiğini belirten Rosier şunları aktardı:


“Hazırlık maçlarında sonuçlar çok önemli değil ama neler aksıyor ya da neler daha iyi gidiyor onları görmek açısından iyi maçlar oldu. Geliştirdiğimiz birkaç nokta var. Birincisi baskı konusu. Baskıyı artık daha organize bir şekilde daha derli toplu, doğru şekilde yapabiliyoruz. Pozisyon alma konusunda da bence epey mesafe kat ettik. Hocanın istediği pozisyonlara artık daha doğru, daha rahat bir şekilde yerleşebiliyoruz. Topu hızlı kazanma, topu daha çabuk kazanma konusunda da bence mesafe aldık. Daha orada iyileştirmemiz gereken çok nokta var. Hoca çok daha çabuk topu geri kazanmamızı, kazandıktan sonra daha hızlı hücum etmemizi istiyor. Bir başka nokta da kontra ataklar. Kontra ataklar ve hücuma çıkışlar. Orada da bence epey mesafe kat ettik. Hazırlık maçlarında bu söylediğim anlamda birkaç noktada epey mesafe aldık.”




KENAN KARAMAN İLE FORMA REKABETİ


Kenan Karaman’la girdiği forma rekabetine de değinen siyah-beyazlı oyuncu, “Bu seviyede futbol oynayan bütün oyuncuların buna alışık olması lazım. Bu seviyede oynuyorsanız benzer pozisyonda ya da aynı pozisyonda oynayan oyuncular zaten mutlaka takım içinde yer alır. Kenan, ben ya da başka pozisyonlarda başka isimler de olabilir. Buna alışık olmanız, bunu bilerek yola çıkmanız, bunu bilerek çalışmanız lazım. Bunun takıma da katkısı olur.” değerlendirmesinde bulundu.


FORMA REKABETİNİN ÖNEMİNE DEĞİNEN ROSİER, SÖZLERİNİ ŞÖYLE SÜRDÜRDÜ:


“Oynayan oyuncu her kimse daha yüksek bir konsantrasyonla, daha yüksek bir odaklanmayla oynamaya çalışır. Yani burada futbolda bu forma rekabeti konusuna negatif bir şey olarak bakılamaz. Bu bir takım sporu ve burada formayı kim giyiyorsa o anda en yüksek konsantrasyonla oynamakla yükümlü. Biz de bu bilinçle hareket ediyoruz. Kimin oynayacağına, kimin yedek kalacağına da hoca karar verir.”


Yeni oyun sisteminde kendi pozisyonu için çok fazla bir değişiklik olmadığını belirten Rosier, Rachid Ghezzal’a da iyi bir uyum içinde olduklarını kaydederek, “Bu sistem karşınızdaki rakibin durumuna göre de değişiyor ama özellikle benim pozisyonumda çok büyük bir değişiklik yok. Çünkü ben zaten her halükarda o koridoru kullanmakla yükümlüyüm ileri geri. Ghezzal kenarda oynasa bile sürekli içeri kat ediyor. Oradaki alanı zaten bana açıyor. Zaten tanıdığım bir oyuncu. Artık onunla o iletişimimiz çok üst düzeyde. Benim tarafımda, benim pozisyonumda çok fazla değişen bir şey olmuyor.” diye konuştu.


Hazırlık maçlarında zaman zaman sol bek pozisyonunda da oynayan Rosier, “Buna tamamen hazırım. Zaten Dijon’da oynadığım dönemde böyle birkaç ay neredeyse kesintisiz savunmanın solunda oynamışlığım da var. Hoca neyi isterse zaten hocayla sık sık konuşuyoruz. Hocaya da aynı şeyi ifade ettim. Bu tip değişimlere tamamen hazırım.” ifadelerini kullandı.




“ARTIK DAHA SAKİN, DAHA DENGELİ KALMAYA ÇALIŞIYORUM”


Geçen sezonki performansının ilk sezonunun altında kalması yönündeki eleştirileri kabul eden Fransız oyuncu, kolay kart görmemek için daha sakin kalmaya çalıştığını dile getirdi.


Kolay kart görmesiyle ilgili eleştirileri anladığını kaydeden Rosier, “Bazı eleştirileri anlayabiliyorum ama bir eleştiri yaparken geçmişte yaptığımız olumlu işleri, geçmişte yakaladığımız başarıları unutmamalarını rica ediyorum. Tabii ki eleştiri bu işin parçası. Geçen sezon bireysel olarak iyi bir sezon oynamadığımı, takım halinde de iyi bir sezon çıkarmadığımızı biliyorum.” diye konuştu.


“KART KONUSUNDA DA BAZI HAKLI ELEŞTİRİLER OLDU”


“Onlara da katılıyorum. Ben de mümkün olduğunca artık daha sakin, daha dengeli kalmaya çalışıyorum. Eleştiri gelişimin bir parçası. İyiyken çok iyi, kötüyken çok kötü eleştiriler yapıyorlar ve onun hiçbir dengesi yok. Doğrusunu söylemek gerekirse ben onları çok dikkate almıyorum. Çünkü onları dikkate alırsanız o tip eleştiriler sizi depresyona sürükler. Benim dikkate aldığım eleştiriler daha dengeli olan, daha makul olan eleştiriler ve onların doğrultusunda ben de zaten kendi öz eleştirimi yapıyorum. Bu sadece Türkiye’ye özgü bir durum değil. Gördüğüm, yaşadığım bütün yerlerde bu iş üç aşağı beş yukarı böyle. İyiyken çok iyi, kötüyken çok kötü. Sergen hocayla çifte kupa kazandık. Sonra üçüncü kupayı da ekledik. Çok başarılı bir sezon geçirdik. Geçen sezon işler yolunda gitmeyince bütün eleştiriler hemen Sergen hocaya döndü ve insanlar onu eleştirmeye başladılar. İşin teknik tarafına girmek bana düşmez ama işte Türkiye’yle ilgili anlatmaya çalıştığım durum bu.”


Özellikle büyük takım teknik direktörlüğü özelinde beklentinin çok yüksek olduğunu hatırlatan Rosier, “Teknik direktör o beklentiye biraz karşılık veremediğinde eleştiriler çok acımasız. İşte şimdi görüyorsunuz Cristiano Ronaldo’nun yaşadıklarını. Kariyeri tartışılmaz bir kariyer ama tartışılır hale geliyor. Çünkü birkaç ay iyi oynamadığında, birkaç ay o beklentiye karşılık veremediğinde insanlar hemen böyle çok acımasız bir şekilde eleştirmeye çalışıyorlar. Bu seviyedeki futbolun bir parçasıysanız bütün bunları bilerek hareket etmeniz gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.




“ÇOK TAZE, ÇOK YENİ BİR BAŞLANGIÇ YAPIYORUZ”


“Taraftarlara her şeyden önce çok teşekkür ediyorum. Çünkü gidişat nasıl olursa olsun her zaman bir destekleri var. Her zaman koşulsuzca sevgileri var ve bunu başından itibaren hissettirdiler. İçlerinden birçok insan maddi koşullarını zorlayarak her şekilde maça gelmeye çalışıyor. Biz de elimizden geldiği kadar onların bu gayretlerine karşılık vermeye çalışıyoruz. Çok taze, çok yeni bir başlangıç yapıyoruz ve bu sezonun gerçekten çok başarılı geçeceğine inanıyorum. Buradan da o anlamda içlerini rahat tutmaları için bir mesaj verebilirim.”


Yeni sezondaki şampiyonluk yarışını değerlendiren Rosier, “Bizimle birlikte Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor doğal favori. Geçen sezon çok alışılmışın dışındaydı. Biz yeni bir başlangıç yapıyoruz. Galatasaray aynı şeyi kesinlikle bir daha yaşamak istemeyecektir. Fenerbahçe geçen sezon zaten belirli bir aşamadan sonra toparlandı. İyi bir final yaptı. Şimdi iyi transferler yapıyorlar. Trabzonspor zaten son şampiyon. Bence yine öne çıkan takımlar bu dörtlü olacak.” diye konuştu.




FRANSA MİLLİ TAKIMI’NDA OYNAMA HAYALİ


Fransa Milli Takımı’nda oynama hayalinin hala devam ettiğini anlatan Rosier, “Bu benim çocukluk hayalim. Bundan vazgeçmiş değilim ama oraya gelebilmek, o seviyeye çıkabilmek başka bir şey gerektiriyor. Daha geliştirmem gereken, ilerletmem gereken çok şey var orayı hak edebilmem için. Fakat kesinlikle vazgeçmiş değilim. O hayalim kafamda hep var. Bir gün olursa benim için hayatımdaki en muazzam şeylerden biri olur.” değerlendirmesinde bulundu.


Geçen sezon Vodafone Park’ta Sporting Lizbon’a 4-0 mağlup oldukları maçta birbirine benzer goller yemeleri sonrası teknik direktör Sergen Yalçın’ın “tesadüf” yorumunu bir savunma oyuncusu olarak değerlendiren Rosier, “Bir maç hazırlığı vardır. Orada hoca size bir şeyler anlatır, analizi, oradaki klipleri gösterir. Herkesin de görevleri bellidir. Aynı maçta birbirine çok benzeyen üç tane gol yediğinizde bu başta sahadaki oyuncuların sorumluluğudur. Çünkü ne olursa olsun en azından ilkinden sonra daha doğru pozisyon alıp, daha doğru işler yapıp, ikinciyi, üçüncüyü engelleyebilirsiniz. Burada tamamen sorumluluğu teknik direktöre yüklemek, teknik direktörü tamamen odağa koymak bence doğru değil. Burada başlıca sorumluluk sahadaki oyuncunundur.” ifadelerini kullandı.







Haber Kaynağı

Diğer Haberler